YasinKa

Atasözleri

aba vakti yaba, yaba vakti aba
acıkmış kudurmuştan beterdir
aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır
adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil
adamın kötüsü olmaz, meğer züğürt ola
ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz
ağalık (beylik) vermekle, yiğitlik vurmakla
ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez
ak gün ağartır, kara gün karartır
akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını almış
akılsız köpeği (ahmak iti) yol kocatır
âleme verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı
allah dokuzda verdiğini sekizde almaz
altın anahtar her kapıyı açar
altın yere düşmekle pul olmaz
ana gibi yâr olmaz, bağdat gibi diyar olmaz
arayan mevla'sını da bulur, belasını da
aslan kükrerse atın ayağı kösteklenir
aslan postunda, gönül dostunda
ateş olmayan yerden duman çıkmaz
ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz
avradı eri saklar, peyniri deri
baba (evlat, oğul) ekmeği zindan ekmeği, koca (er) ekmeği meydan ekmeği
bağ bayırda, tarla çayırda
balı olan bal yemez mi?
bir ağaçta gül de biter, diken de
bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsun
bir baş soğan bir kazanı kokutur
bir söyle on dinle
birlikten kuvvet doğar
biz bize benzeriz
borç yiğidin kamçısıdır
bükemediğin eli öp başına ko
ceviz gölgesi yavuz gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi
cins kedi ölüsünü göstermez
çok el ya yağmaya ya yolmaya
çok gezen tavuk ayağında pislik getirir
dağ başından duman eksik olmaz
dert, çekene göredir
deveci ile konuşan kapısını büyük açar
dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur
doğuran avrat azrail'i yenmiş
domuzun kuyruğunu kes yine domuz
eğreti ata binen tez iner
el kazanı ile aş kaynamaz
elinle ver, ayağınla ara
er olan ekmeğini taştan çıkarır
eşeği süren (tırmalayan) osuruğuna katlanır
eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz
evladı ben doğurdum ama gönlünü ben doğurmadım
gönül var otluğa, gönül var bokluğa (konar)
gönüller bir olunca samanlık seyran olur
göz görmeyince gönül katlanır
güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz
hacı hacı olmaz gitmekle mekke'ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye
her dağın derdi kendine göre
her şeyin yenisi, dostun eskisi
herkes kaşık yapar ama sapını ortaya (doğru) getiremez
herkes kendi ölüsü için ağlar
hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır ne masat
horoz ölür, gözü çöplükte kalır
iki baş bir kazanda kaynamaz
iki karılı evde toz diz boyu olur
iki kulak bir dil için
iki serçeden börek olur
insan çeşit çeşit, yer damar damar
insan göre göre, hayvan süre süre (alışır)
iştah dişin dibindedir
it ağzını kemik tutar
it iti ısırmaz
iti (köpeği) öldürene sürütürler
itin ahmağı baklavadan pay umar
iyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı
iyilik iki baştan olur
karadeniz'de gemilerin mi battı?
karınca, zevali gelince kanatlanır
kasap, yağı bol bulunca gerisini yağlar
kaymağı seven mandayı yanında taşır
keskin sirke küpüne (kabına) zarar
kızevi, naz evi
kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye
kurtla ortak olan tilkinin hissesi, ya tırnaktır ya bağırsak
kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü
mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır
meramın elinden bir şey kurtulmaz
meyveli ağacı taşlarlar
ne oldum dememeli, ne olacağım demeli
ölüm bir kara devedir ki herkesin kapısına çöker
önce can sonra canan
papaz her gün pilav yemez
para peşin, kırmızı meşin
paran gitti mi diye sormazlar, işin bitti mi diye sorarlar
rahvan at kendini yorar
sabah sürçen, geceye dek sürçer
sabrın sonu selamettir
sağılır ineğin buzağısı kesilmez
sakla samanı, gelir zamanı
sarhoşa dokunma, kendi yıkılsın
sel gider, kum kalır
selam para, kelam para
sev beni, seveyim seni
sonradan gelen devlet devlet değildir
suçu gelin etmişler, kimse güveyi girmemiş
tabak sevdiği deriyi taştan taşa (yerden yere) çalar
tencere (çömlek) demiş 'dibim altın', kaşık (kepçe) demiş ben neredeyim?' (girdim, çıktım)
terazi var, tartı var, her şeyin bir vakti var
testi kırılsa da kulpu elde kalır
ufak at da civcivler yesin
uyku durak yok
ürüyen köpek ısırmaz
varını veren utanmamış
yalnız taş, duvar olmaz
yarım elma, gönül (hatır) alma
yaşı at pazarında sorarlar
yatanın yürüyene borcu var
yemişsiz ağaca taş atmazlar
yol bilenle yürüyen, yorulmaz
yol sormakla bulunur
zenginin malı züğürdün çenesini yorar
züğürt bezirgân eski defterleri karıştırır

Atasözleri sözlüğünde atasözlerinin anlamları ve tanımları, mümkün olduğu kadar basitleştirilerek kısaca açıklanmıştır.