YasinKa » Sözlükler » İngilizce Sözlük » Türkçe İngilizce Sözlük

Türkçe İngilizce Sözlükte # Harfi ile Başlayan Sözcükler

faiz oranı ve vadesinin belirli bir fondan ödenmesi gereken yıllık düzenli taksit miktarlarını belirleyici fonksiyonu
tarafların, kendi aralarında yaptıkları sözleşme ile ileride doğacak anlaşmazlıkları, mahkemeye götürmek yerine hakem aracılığı ile çözmeyi taahhüt etmeleri
(belirli bir olayı) takip eden
(-in tadı) (bir yemekte) azıcık bulunmak
(aile ve yakınlarının seslenirken kullandığı) takma isim
(araba vb) bir şeye sürtmek
(arabayı) sürmek
(aracı) hızlı sürmek
(araç) takip cihazı
(asansör) sürtünme tahrikli asansör
(at) toynak eklemi
(at) toynak içindeki ayak kemiği
(at) tökezlemek
(av köpeği, sürüyü) keskin ve doğru bir şekilde işaret etmek
(avustralya'da) ulusal yollar ve sürücüler derneği
(ağaç) gövde anlamı
(ağır bir travma sonrası) bilincini yitirmek
(aşırı sarhoş olunan bir gecede) nasıl eve gittiğini bilememe
(bayanlar için) pantolon ceket takım
(belirli bir dönemi) deneyimlemek
(bir belgeyi vb) taklit etmek
(bir kaç taksit vb ödeyemeyerek) geriye düşmek
(bir memur vb) doğuya sürülmek
(bir olay/sorun/süreç) yaşamak
(bir olayı değişik özelliklerle) süslemek/donatmak
(bir sürü sembol ve kısaltma içeren) anlaşılması zor dil
(bir sürüngen) dilini çıkarmak
(bir tuğla örgünün) eklemlerini onarmak veya doldurmak
(bir önceki sorunun mealinde onu takip eden) devam/takip sorusu
(bir şey hakkında) takıntılı olmak
(bir şeye) takmak
(bir şeyi) (doğru, gerçek, cevap vb) olarak düşünmek/kabul etmek
(bir şeyi) dış görünümüne göre / görüntüsüne bakarak/yüzeysel olarak değerlendirmek/ doğru kabul etmek
(bir şeyi) kafaya takmak
(bir şeyi) kafaya takmak/hakkında çok düşünmek
(biri ile bir şeyi) değiş tokuş/takas etmek
(birileriyle) gezip tozmak
(birileriyle) takılmak
(birine) hediye vermek/takdim etmek
(birine) sorun yaratmak
(birine) takılmak
(birine) şaka yapmak
(birini bir takım görüşlerden vb.) kurtarmak
(birinin) ... yapması şaşırtıcı/sürpriz olmaz/beni şaşırtmaz
(birisine) kafayı takmak
(biriyle) sürtmek
(boya) mayalama küpü
(bulut) gökyüzünde yavaşça süzülmek
(bunu) bilmeyecek/tahmin etmeyecek/kestirmiyecek ne var
(cezaevinden) tahliye edilmek
(daire vs) içini yakmak/tahrip etmek
(dava ile ilgili) mahkemeden görüş talep etmek
(deriyi) tabaklamak
(disket) takmak
(dişe) kron takmak
(elektrostatik) toz boya ünitesi
(erkek için) takım elbise
(etek/pantolon) çan biçiminde genişleme
(ev sahibinin) evi tahliye etmesi
(evden) tahliye edilmek
(evden) tahliye edilmekle tehdit edilmek
(evsiz kimselerin gelip aldığı/talep ettiği) müşteri tarafından teslim alınmamış kahve
(eşinin dışından) biriyle takılmak
(fikir) ileri sürmek
(fr) şarkı söylemek
(gayret) sarf etmek
(gemi/tren) uğramak
(geminin tahta döşemelerini kalafatlamak amacıyla) açıp yerinden çıkarmak
(genelde iş adamlarının giydiği) modaya uygun/şık takım elbise
(genelde şehir dışında) alışveriş merkezi
(göz/bakış) takılmak
(güney afrika) trafik ışıkları
(hanedan armasında) taçlı şapka figürü
(hayvanlarda) taban
(herhangi bir sorgulama yapmadan) doğru kabul etmek
(ilginin) tadını çıkarmak
(ilkinde başaramazsan) denemekten vazgeçme
(ingiltere'de) trafik polisi
(içki içmeye vb.) tövbe etmek
(işportacılar veya seyyar satıcılar) mallarını bağırarak satmaya çalışmak
(janta takılı iken) maksimum kesit genişliği
(kadın) cinsel organ çevresini süslemek
(kaleme) uç takmak
(kamera gibi) bir takım ek özelliklere sahip olmayan telefonlar
(kamera gibi) bir takım ek özelliklere sahip telefonlar
(kamyon vb) arkayı takmak
(kamyonun vb) arkasını takmak
(kanıt) ileri sürmek
(karanlık/toz bulutu vb) çökmek
(karyolanın) ayakucundaki tahta
(kaçan hayvanların durdurulması için kullanılan) sakinleştirici tabanca
(kedi vb) duvara sürtünmek
(keserek) şekil vermek
(kirli para) tahsildar
(kitabın başındaki) resimli veya süslü sayfa
(kokusu, tadı) toprak gibi olma
(kıçının dibinden ayrılmayarak) çok yakın mesafede araçla takip etmek
(maliyetini) olarak hesaplamak/tahmin etmek
(mallar) gümrüğe takılmak
(masa altından vb) ayakla yapılan taciz
(mektubu) taahhütlü olarak göndermek
(mobilya) takım
(nişan/söz/evlilik) yüzük takmak
(okuldan vb) kaçmak
(olta vb) takım
(oltaya, kancaya) yeniden yem takmak
(olumsuz anlamda) şansı dönmek
(olup olmadığını görmek için) giysiyi üzerinde denemek
(ortamın) keyfini/tadını/zevkini çıkarmak
(osmanlı döneminde) tahrirat katibi
(otobüs/taksi) yolcu indirmek
(otobüs/tren vb) de/ile seyahat etmek
(para/ödeme) tahsil etmek
(samandan ayırmak için) (tahıl tanelerini) havaya savurmak
(saça) örtü takmak
(silah vb) kemerine takmak
(sonradan) sorun olmak
(sonucunu) tahmin etmesi zor (sınav/seçim)
(sorun olarak) sonradan karşısına çıkmak
(sorun vb) çözülmemiş olmak

Türkçe İngilizce sözlükte # harfi ile başlayan Türkçe sözcükler